sahiden de siz kitap okumazsanız çocuğunuz da okumaz mı?

Pazar sabahı elinde kitapla yatağıma gelip ilk cümlesi “Hala bana kitap oku.” olan bir yeğenim var şimdilerde. 3 yaşına kadar kitaplarla olan ilişkisini bir türlü sağlayamadığım için bu hâle ne kadar şükretsem az. Çok değil, 3 ay öncesine kadar bir kitabı bile okumaya tahammül edemeyen bu ufaklık nasıl oldu da minik bir kitap kurduna dönüştü, merak ediyorsanız buyurun şuradan.

“Yegenimin Öğrettikleri” başlıklı bir önceki yazımda, yaptığım hataların bir kısmından bahsetmiştim. Şimdilerde o hataları daha da aza indirdim. Yani gerçekten yaşına uygun kitaplar okuyorum. (Çoğunun üstünde +4 yazsa da 3 yaşına gayet uygun bu arada.) Yani mümkün olduğunca her sayfada bir ya da birkaç cümle olan, bol görselli kitaplar. Ayrıca bunları TRT spikeri üslubunda okumayı kestim. Mümkün olduğunca dilimi doğallaştırıp görseller hakkında düşünmesini sağlayarak okumaya çalışıyorum. (Ve evet artık satırı satırına okumaktan vazgeçtim.:)) En sonunda bir fikrim geldi:

IMG_8150.JPG

Hani bir klişe vardır: “Eğer siz kitap okumazsanız çocuğunuz da kitap okumaz.” diye. Bunun doğru olduğunu kabul edersek yandık demektir. Diyelim Türkiye’de düzenli kitap okuyanların oranı %5, o zaman 30 yıl, 50 yıl, 100 yıl sonra da bu böyle devam edecek, yani kitap okumayanın çocuğu da kitap okumayacak, torunu da, torununun çocuğu da falan filan.

Sıkı bir okurum, her fırsatta kitap okumaya çalışırım. Yeğenim odamdaki kitapları görse de beni kitap okurken muhtemelen hiç görmedi. Çünkü o varken sadece onunla ilgilenmek istiyorum. Aynı şekilde babaannesi ve dedesini de. Annesi ve babası ise pek kitap okumuyorlar, doğal olarak onları da.

Biz biliyoruz ki okul öncesi dönemde çocuklar isteseler de tek başlarına kitap okuyamazlar. Normalde yalnız yapılan bir eylem olan kitap okumak bu dönemde en az 2 kişiyle yapılmak zorundadır. Bunun sonucunda da anne-babalar ister istemez “kitap okumuş” olur.

Çocuklarını kucaklarına alıp bir kitabın sayfalarını çevirerek, resimler hakkında yorum yapmasına imkân tanıyarak, aralarda hayatına yönelik sorular sorarak (bu sorulara verdikleri cevaplardan onların psikolojisine dair de çok malzeme çıkabilir), metni ses efektleri, el-kol hareketleri vb. ekleyerek okumak çocukla hem bir oyun aktivitesi olur hem de kitap okuma eylemi. 3 yaşından 7 yaşına dek bu şekilde düzenli olarak kitaplara maruz kalan çocuk giderek ona alışacak ve okumayı öğrendikten sonra da kendiliğinden kitap okuma sevgisiyle dolacaktır. (En azından böyle olacağını öngörüyor ve umuyorum.)

Alın size kitap okumayan anne-baba ve onun kitap kurdu çocuğu. Yani demem o ki eğer kitaplarla aranız pek iyi değilse çocuğunuzla bir oyun aktivitesi yapmak yerine kitap okumayı deneyebilirsiniz. İnanın bana dünyanın en keyifli faaliyeti bu. Hem koşmak, dans etmek yerine koltuğunuzda oturup dinlenmenize de fırsat veriyor. 🙂 Eğer hangi kitapları okuyayım, neler iyidir diye düşünüyorsanız da o zaman okurolacakçocuk‘u takipte kalın bence.

Bol kitaplı çocuklar.

*Bu arada çocuklara kitapları ne şekilde okuyabileceğinize dair Bir Dolap Kitap çok güzel önerilerde bulunmuş. Videoyu da şöylece bırakıyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s