leziz bir kitap: tuhaflıklar asansörü

dsc_0001 İlk yazımda, bana bu seriyi başlatma şevki veren kitap hakkında yazmak istedim. Tuhaflıklar Asansörü’nü okuyalı birkaç hafta oluyor. Aslında epeydir aldığım fakat nedense pek elimin gitmediği bir kitaptı. Kitabın yazarı Ayşe Sevim’i bir süredir Instagram’dan takip ediyordum. Yazarın en meşhur kitabı olan ve Hz. Muhammed’in hayatını anlattığı Güneşe Yolculuk‘un 2004 yılında TYB tarafından Çocuk Edebiyatı ödülü aldığınıysa yine çok yakın bir zamanda öğrendim. Sanıyorum ki hem Ayşe Sevim’in Instagram paylaşımlarını beğenerek takip etmem hem de bu ödül meselesini duymam, elimdeki tek kitabını okumam için beni şevklendirdi.

Tuhaflıklar Asansörü, Ayşe Sevim’in, Selman-ı Farisi’nin hayatını anlattığı kitabı, şeklinde özetleyebilirim kısaca. Şimdi söz konusu İslamiyet’in önemli figürlerinden birini anlatmak veya “İslami” bir meseleyi çocuklara sunmak olunca ne yazık ki ortaya çok yüksek ihtimalle çok başarısız kitaplar, yapıtlar çıkıyor. İslami yayınevleri (bu tabiri kullanmak zorundayım, siz neyi kast ettiğimi anladınız.) yetişkin edebiyatında bir nebze temiz işler yapmaya başlasa da çocuk edebiyatında genellikle hâlâ çuvallıyorlar ne yazık ki. Yani kitaplar ya çok kötü çizimlere sahip oluyor ya içerikleri bir gram eğlenceli olmuyor ya da kalitesiz baskılar, özensiz editörlük söz konusu oluyor. Bu sebepten aslında bu kitaba hem çok korkarak başladım hem de Taze Kitap etiketiyle çıktığı için içimde bir umut taşıyordum. Taze Kitap’ın “iş bilir” bir kuruluş olduğunun farkındaydım. (Sanırım artık bağımsız bir yayın evi oldu.) Nihayetinde kitabı severek okudum ve bitirdiğimde korkudan ziyade koca bir umut yerleşti kalbime.

Öncelikle Ayşe Sevim’in anlatım tarzına, kurgusuna, fantastik ögelerle gündelik olayları iç içe sokmadaki başarısına hayran oldum. Dil ve kurgu açısından kesinlikle çok başarılı bir kitaptı. Bu sebepten en kısa zamanda Güneşe Yolculuk’u da okumak için sabırsızlanıyorum. Ama farkındaysanız yazının başlığı “leziz bir yazar” değil “leziz bir kitap.” Gelecekte belki Ayşe Sevim’in diğer kitaplarını da okuyunca onun için bir post yazarım ama şimdi konumuz yazar değil kitap. Esasında mevzu çocuk kitabı olunca iş artık yazardan öte bir hâl alıyor. Yani bu kitap başka bir yayınevi tarafından basılsaydı aynı içeriğe rağmen çok kötü bir kitap olabilirdi benim gözümde. Kitabı yazar kadar güzelleştiren başka öğeler de var. Öncelikle tabii ki çizer. Kitabın çizimleri, kendisi de tasarımcı olan Sümeyye Eroğlu’na ait. Sümeyye esasında çizer değil. Açık konuşmak gerekirse Türkiye’de ondan çok daha başarılı pek çok çizer de var hali hazırda. Ama onun tasarımcı kimliği çizim yeteneğiyle birleşince ortaya efsane çizimleri olan bir kitap çıkmasa da çocukların sıkılmadan okuyabileceği, çizim ve tasarımla bezenmiş temiz bir kitap çıkıyor.

dsc_0012Kitabın yaş grubu +9. Esasında zaten bu yüzden bu yaş grubu çocuklarının kitaplarında çizimler ön planda olmamaya başlıyor. Resimli kitaplardan resimsiz kitaplara geçiş evresi gibi aslında bu yaşlar. Sanıyorum ki biraz da bu yüzden, çizimden ziyade tasarımda ara ara farklılıklar yapılarak kitaba hareket kazandırılmış. Bu kesinlikle okumayı daha heyecanlı hâle getiriyor. Çocukların sıkılmaması için çok iyi düşünülmüş, harika bir hareket.

Kitabı çok sevdim ama Goodreads’te 4 verdim, neden? Biraz titiz bir okur olduğum için ufak tefek yazım hataları, kelimeler arasındaki fazla boşluklar vs. gözüme çok battı. Yayıncılıkta mükemmel iş yoktur. Ufak tefek hatalar işin olmazsa olmazıdır. Buna kesinlikle katılıyorum. Ben de çok abuk hatalar yapıyorum. Ama en nihayetinde mevzu kitap olduüğu ve baskıya 1-2 gün geç gitmesinin sorun olmayacağını düşünüyor insan. Keşke en az bir kez daha okunsaydı baskıya gitmeden önce kitap.

Tuhaflıklar Asansörü “Hikaye Anahtarcısı” serisinin ilk kitabı olarak geçiyor. İkinci kitabının çıkmasını bekliyordum. Fakat bu yazıyı yazarken fark ettim ki ikinci kitap çoktan çıkmış bile. Kitabın ismi Ejderhalar Zamanı. Konusu ise Hz Ali. Kitabı delicesine merak ediyorum fakat kapağından anladığım kadarıyla bu kitapta Sümeyye’nin çizimleri yok. Profil Yayınları kendi bünyesinde çıkarmış yani. Bu sebepten umuyorum ki kitabı okuyup “Güzel bir kitap nasıl berbat edilir?” temalı bir yazı yazmak zorunda kalmam.

Şu aralar elimde harika bir kitap var. Bu yazı dizisinde çocuk kitapları hakkında yazmak istiyordum ama elimdeki kitaptan da bahsetmezsem çatlarım. Bakalım bir sonraki yazı ne hakkında olacak?

Edebiyat!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s